N11 Yasal Kılıf Uyduruyor ve Müşterisini Zerre Kadar Umursamıyor, Satıcısını Koruyor

Merhaba Arkadaşlar,

Bu yazı aslında biraz da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun(TKHK) ile ilgili olacak. Benim gibi sizler de birer tüketici iseniz (ki hepimiz eni sonu tüketiciyiz) dolayısı ile hepimizi ilgilendiren bir konu.

Hani sözleşmelerde yazarlar ya, bende öyle giriş yapayım; 🙂

Taraflar: Bir tarafta malı satın alan (yazı boyunca Ben olarak anılacaktır), diğer tarafta malın satın alındığı site (yazı boyunca n11 olarak anılacaktır), yine diğer asıl muhattap olarak görülen özde değil, sözde “tedarikçi” (bu yazı içerisinde tedarikçi olarak anılacaktır).

 

Aslında bir çok yasada olduğu gibi tüketici koruma kanunu konusunda da çoğumuz bilgi sahibi değiliz. Hele ki artık internetten satış devrinin bir hayli şahlandığı son yıllarda artık tüketiciler olarak sanalda ve gerçek ortamda tüketici kavramının değişmediği konusunda haberimizin olması çok önemli.

Amiyane tabir ile önüne gelen “ya arkadaş nolacak açarım n11’de, gittigidiyor’da bir mağaza, evden bile olsa satar köşeyi dönerim” sakat mantalitesi ile online mağazalar, online satış siteleri açıp duruyorlar. Gel gelelim bu durum gerçekten de böyle mi? Böyle olduğunda biz tüketiciler ne gibi problemler ile karşılaşıyoruz? Gördüğümüz ürünü  istediğimiz şekilde alabiliyor muyuz? Ya da görünen ürün ile gelen ürün aynı mı oluyor? Bir tek “resimler sadece örnektir, gerçek ürünler farklılık gösterebilir” gibi yazılar kimi üç kağıtçılar için gerçekten kurtarıcı oluyor mu?

Elbette hayır. Öncelikle başlığı n11 olarak atmamın sebeplerinden birisine gelecek olursak; n11 üzerinden 12-13 TL gibi bir rakamla aldığım 10 adet xyz bir ürünüm vardı. Ancak ilgili “tedarikçi” ben kargoya vermesini beklerken ertesi gün öğleden sonraya kadar beni oyalamış ve ardından “stokta yok” diyerek siparişimi iptal etmişti. Ancak baktığımda tedarikçinin mağazası içinde aynı ürün sonundan bir kaç karakteri silinmiş olarak yine açık görünüyor. Hem de benim aldığım fiyatın 8-10 TL yukarısında bir fiyata.

Tabi ben de boş durmadım tedarikçi olacak arkadaşa konuyu yazdım ve “stoğunuzda olan bir ürünü göndermemeniz gerçekten terbiyesizlik.” diyerek herkese açık bir soru sordum n11 üzerinden. Arkadaşın verdiği cevap dillere destan; “ayıp ediyorsunuz, bizi fırsatçılıkla suçluyorsunuz…. Günahımız vebalimiz sizin boynunuza!!…” (utanmazlığa bak, malı alamadım ama vatandaşın günahı yanımıza kar kalacak!) 🙂

Bulduğum ikinci ürüne de şu soruyu yönelttim yine herkesin görebileceği şekilde; “Peki bu ürünün açılması tesadüf mü?Diğer ürüne verdiğiniz cevap muhteşem. Buraya neden cevap yazma lütfunda bulunmadınız merak ediyorum? Mağazanızdaki ürünleriniz arasından geldim aynı ürünün sonunda “xxxxx” olmayanına. Stoğunuzda varmış madem gönderirseniz sevinirim???”

Verilen cevap dillere destan; “onuda alsan onuda yolluyamam elimizde yok şimdi uyardınız hemen onuda çekiyorum aynı ürünse lütfen aıp ediosunuz yukarıda allah var elimizde olsa yollardık kimseyi kandırdığımız yok”

İşte bu kadar içimizden biri arkadaş. Sonra velhasılı-kelam, konuyu tabii ki ilk bilirkişi olmasını ümit ettiğim n11.com’a bildirdim. Tabii ki kendilerinden gelen cevap ayrıca dillere destan idi;

(Aşağıda görseller ile birlikte bulabilirsiniz yazışmamızı)

Yani böyle tedarikçi ancak böyle platforma gelir mağaza açar. Daha ne beklersiniz ki?

Neyse baktım çözüm olmayacak sikayetvar.com’a konuyu yazdım. Mesajı yazdıktan yaklaşık 1-2 dakika sonra bir kadın arkadaş aradı ve “isterseniz 11 liralık bir hediye çeki yükleyelim” diyerek resmen rüşvet teklif etti. 🙂 (Sus payı mı olsa ki acep?)

Sağolun “istemez sağolun da, siz problem çözmek yerine böyle mi susturuyorsunuz insanları” dediğimde ise “yok estağfirullah” demesi üzerine görüşmeyi sonlandırdım.

Mesafeli Satış Sözleşmesi Kanunun Üzerinde Değildir

N11 her noktada karşıma utanmadan sipariş esnasındaki mesafeli satış sözleşmesini dayattı. Görünen o ki kendi ve tedarikçilerinin rezilliklerini bu şekilde “sözde yasal” zapturapt ile bertaraf edip, hediye kılıfı altındaki, sus payını, rüşveti de almayan müşterilerine koz olarak kullanmaya çabalıyor. Tek üzüntüm o ki, bu tip platformlar ile ilgili bir yaptırım henüz TKHK altında yok. Umarım o da bir ara çıkartılır da bunlarda bu kadar pervasız olmazlar. Biraz daha düzgün davranır ve müşterilerini adam yerine koyarlar…

 

Neyse sonrasında baktım bunlardan da bir cacık olmayacak, aradan hafta sonu geçtikten sonra ilk gün bir bakayım dedim ilgili “tedarikçi” arkadaşın ürününe. Aynı ürün olmuş mu size 33 Türk Lirası? İşte o an dedim artık bu vatandaş bildiğin beni kekliyor. Hemen Tüketici Hakem Heyetine bir uzun dilekçe hazırladım ve izin alıp gidip dilekçemi teslim ettim.

İşte bu aşamada öğrendiğim önemli bir bilgiyi paylaşmak isterim sizlerle;

Malın Stokta Olmaması Geçerli Bir Sebep Değil!

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. Maddesi diyor ki;

(1) Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe satışından kaçınılamaz.
(2) Hizmet sağlamaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz.
(3) Ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler, aksine bir teamül, ticari örf veya adalet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullarla ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz

Ayrıca 27866 sayılı ‘Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’ madde 9’a 6 Mart 2011’de eklenen madde de diyor ki;

Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.

Yani bu iki madde kapsamında n11 ve muadili platformların onaylattıkları sözleşmeler laf-ı güzaf. Şu çok açık bir gerçektir ki, yapılan hiçbir sözleşme aleyhte mevcut yürürlükteki kanun maddelerinden daha üstün değildir. Hukuki süreç dahilinde üste çıkan maddelerde söz konusu alınacak olan kanunun getirdiği maddelerdir.

Bende bu bilgiler ışığında bulunduğum ilçenin Tüketici Hakem Heyeti’ne(THH) (Her ilçenin kaymakamlığı içerisinde) gittim ve ilgili dilekçemi ekte ekran görüntüleriyle birlikte paylaşarak, “bu ürünleri ilk sipariş tutarım olan 12-13 TL gibi olan rakam üzerinden almak istiyorum” şeklinde beyanda bulundum. Tabi THH’deki vatandaş bile bir garip şaşırdı; “nasıl yani” diye. Ya aslında o kadar üzülünülecek bir konu ki bu tavır, sen bu heyet bünyesinde bir çalışansın ve bu gibi haklı ve yasal bir talebi bile şaşırarak karşılayabiliyorsun. Tabii ki onun şaşırması engel değil. Ben dilekçemi verdim ve kararın evime posta ile gönderileceği bilgisi ve dilekçemin onaylı bir nüshası ile oradan ayrıldım.

Yani demem o ki, bu tip kendini ticaret yapıyor zanneden sözde esnaflara ve her köşeden “müşteri umurunda dahi olmadan” para kazanmaya çalışan kişilere zerre kadar tamah etmeyin, fırsat vermeyin. Bir malın stokta olmaması o malı almanıza engel değil. O satıcı bunu tedarik etmek, kargolamak ve teslim etmek ile mükellef. Nasıl sizden parayı çatır çatır alıyor ise, o da çatır çatır zarar dahi etse o malı göndermek zorunda.

Elbette binde bir çıkacak stok/maliyet problemlerini anlayışla karşılarız. Ancak durum hem müşteriye düzgün cevap vermez, hem de aynı ürünü çok değil iki gün sonra 3 katı fiyattan açarsan, kusura bakmayacaksın ama o zaman her yolu ve her cezai şartı kabul etmiş olacaksın.

Bu tip siteler ve bunlara bağlı tüm satış yapanlar sanırım biz tüketicileri müşterileri (eski ve doğru tabir ile veli nimet) değil de, (affınıza mağruren) o sattıkları mal gibi görüyorlar, ya da yerine koyuyorlar???

Ama yasalar dahilinde elinizdeki hakları kullanmak en tabii hakkınız ve bu gibi tipolojilere ders verebilecek bir nokta.

Okuduğunuz için saygılarımı ve teşekkürlerimi iletirim… 🙂

Share this Story

Related Posts

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir

Search